1 Ocak 2019 Salı

Bergüzar



Bergüzar

Bergüzar kelimesi dilimize Farsça'dan geçen yolluk verme, armağan etme ve hediye anlamında bir sözcüktür.

Yadigar anlamıyla da dilimize gelen bergüzar kelimesi, hayatımızda hatırlanmak için verilen hediyeleri aklıma getiriyor. Değer vermenin de yadigar yani bergüzar olduğunu söyleyebilirken bunun anlamını idrak edemeyenler de maalesef vardır ve olacaktır. Hangimiz birine gönlümüzden kopupta bir yadigar vermedik ki...Ya da yadigar olsun diye hatırlanalım ve hatırlayalım diye bir güzelliği isteyerek yoktan var etmedik ki.. Yoktan var etmek demişken bir insanı hayatınızda yoktan var edebilir veya gözünüzde büyüterek onu arş'a da çıkarabilirsiniz de mesela. Ne kadar ve nereye kadar gider orası sonra ki bir muamma...!


Değer vermek, hediye vermek veya bir duyguyu karşı tarafa armağan etmekten sonra karşılık beklemek değil söylediklerim. Sadece ona değer insanlar ile karşılaşabilmek tek temennim. Hangimiz yanılmadık desek bile hep yanılıyoruz ve yanılacağız ama işte bu gibi çöp olan duygu ve insanlardan sonra yeniden doğacağız küllerimizden. Yeniden güveneceğiz, seveceğiz ve sayacağız. İnsan olmak bunu gerektirir de o yüzden aslında. Bergüzar olsun hediye ettiklerimiz...Zamanımız, anılarımız, duygularımız ve armağanlarımız hepsi bergüzar olsun. Güzel duygularımız ve temennilerimiz ise önce bize bergüzar olsun ki paylaşabilelim yine de insanlarla ve insan olanlarla....

24 Aralık 2018 Pazartesi

Hemdem




Hemdem 


Hemdem’ sözlük anlamı ile candan arkadaş olma ve nefes olma manasına gelen dilimize Farsça’dan geçen derin bir sözcüktür. 

Herkes ile hemdem olamazken günümüzde yakın arkadaş olma durumlarının da suyu çıkmış gibi görünüyor. Bir gün can ciğer olmuşken diğer gün birbirinin kuyunu kazmaya çalışan insanlar topluluğunu anlayamıyorum ve anlamakta istemiyorum. Eski dostluklar ve arkadaşlıklar yad edilirken özlemle geçiştirildiğinde neden eskilerden dem vuruyoruz ki hemdem olmaya demeyin... 

Nasıl ki tozlanan raflarda eskiyip kalan anılarımız, eşyalarımız ve hatta insanlığımız varsa da dostluklarımız da eskilerde kaldı ne yazık ki. Menfaatin ve çıkar ilişkilerinin gündelik yaşamda birbirini ezerek yukarıya tırmanma çabasının acı bir tezahürü olan yalancı dostluklar bu yüzden hemdem olmaya imkan tanımıyor, şans vermiyor ve anlamaya bile yol açmıyor. Kaç kişi kaldı ki etrafımızda hakiki dostumuz, sırdaşımız ve canımız...Bir bakın etrafınıza, yanınıza, yamacınıza ve kendinize. Önce kendimize bakalım çünkü hemdem olmaya başlamanın yolu da önce kendimizde....